Piskopos Horen Timaksyan
(1864-1915)


     Piskopos Horen Timaksyan'ın asıl adı Toros Ayloğlanyan idi. Çoban olan babası Ohan Ayloğlanyan sıradan, geleneklere bağlı, çalışkan bir adamdı. Okuma-yazma bilmemesine rağmen, evladının hep bilgili ve eğitimli bir adam olmasını arzulamış ve bu yönde gayret sarfetmişti. Oğlunun eğitimi için hiçbir şeyi esirgememişti. Ohan Emmi'nin, oğlunun okul kitaplarını satın alabilmek için yegâne kazanını satması mesel olmuş ve ahlaki ölçüt olarak okullarda öğrencilere örnek diye gösterilirdi. Bu olay Gürün'de Terziyan'ın öğretmenlik yaptığı dönemde cereyan etmiştir.

     Kilikya katolikosu Mıgırdiç Keyfsizyan'ın Gürün'ü ziyaret ettiği günlerde Terziyan Sis'teki Jarankavoras katolikosluk okuluna müdür tayin edilince Toros, Terziyan'ın doğrudan girişimiyle Keğam Antikacıyan'la birlikte oraya kabul edildi. Keğam Antikacıyan daha sonra sivil hayatı tercih etti. Toros Ayloğlanyan ise rahip olmak amacıyla evlenmeme yemini etti ve rahip Horen Timaksyan adını aldı.

     Horen piskopos yönetim bilgisi ve yeteneği sayesinde henüz genç ama zeki bir rahipken dini önder vekili ve ermeni kilisesi vaizi sıfatıyla Mersin'de bulunmuştur. İlk defa Yozgat dini önderliğine getirildiğinde zaten şahsiyet ve itibar sahibi bir din adamıydı. Oradaki görevinde çok faydalı olduğundan, istisnasız herkes tarafından sevildi. Sonra, kendini milli ve toplumsal işlere adaması, sağduyusu ve kabiliyetleri sayesinde hızla piskoposluk mertebesine erişti.

     Kendi doğum yeri olan Gürün'ün dini önderlik koltuğu boşaldığından kendisini Gürün'e dini önder olmaya davet ettiler. Piskopos Horen Timaksyan yüreğinde kilisesinin ve halkının özlemiyle Gürün'e geldi. Onun görev yaptığı dönem eğitsel, milli ve dini açılardan aktif bir aydınlanma dönemi başlatarak, gerçekten de verimli oldu.

     İncil'deki "Peygamber ülkesinde itibar görmez" özdeyişinin aksine, o bütün Gürün'lüler tarafından da aynı derecede sevildi.

     Büyük bir iletişim kurma yeteneğine sahipti. Bakışlarına, davranışlarına ve sözlerine olduğu kadar ilişkilerine ve işlerine de hakim olan samimiyet duygusuydu. Cemaatle ilgili çalışmaların gerçekleştirilmesinde çok hızlı ve kararlı hareket ederdi.

     Yöneticiydi : yeteneği tarafsız ve namuslu olmasından ileri geliyordu. Olayları gerçekçi bir şekilde tespit eder ve incelerdi. En ufak bir tercih ya da ihtiras göstermeden insanları dinler, rica ve isteklere kulak verirdi. Birbirine karşıt ve çoğu zaman taban tabana zıt unsurların tutku ve tartışmalarını her zaman iyi niyetli ve cesur çabalarla yatıştırırdı.

     Yapıcıydı : kısa bir süre içerisinde ermeni mezarlığının dış duvarını yükseltmeyi başardı. Dini önderlik binasının ve cemaate ait evlerin yapımının öncülüğünü üstlenen de kendisiydi. Ulusal haysiyet duygusu kendi yapıcı ve faal karakteriyle birleşirdi.

     Eğitimseverdi : bütün çabalarını cemaat okulunun ve diğer okulların durumlarının iyileştirilmesi üzerinde yoğunlaştırmıştı. Zaten bu okulları kıskanılacak bir duruma getirmişti. Hiç okuldan ayrılmazdı. Boş zamanlarını orada dersler vererek, dinleyerek ve cesaret vererek geçirirdi. Öğretmen maaşlarının gününde ödenmesi konusunda çok hassastı. Öğretmenleri memnun etmek için kendisi de okul yönetim kurulunun maddi sorumluluğunu büyük ölçüde paylaşırdı. Onun zamanında öğretmenler gözardı edilen insanlar değildi.

     Vaizdi : onun vaazları kendine özgü bir yüceliğe sahipti. Halkın anlayabileceği basit bir dille ve güzel hikayelerle, öğretmek için konuşurdu. Onun anlatım tarzı gerçekten ilgiçti.

     Türk hükümetinin vandalizmi bu sağlıklı ve halka faydalı aydınlanma ve yapıcılık çalışmalarını kan içinde boğdu. 1915'in siyasi olayları herkes tarafından bilinir. Bütün bölgelerde bütün vahşetiyle aynı katliamcı hareket tarzı vardı.

     Piskopos Horen Timaksyan birçokları gibi Birinci Dünya Savaşı'nın başlangıç döneminde şehit edildi. Onun da şahsiyet sahibi birçok diğer dini sima gibi kilisemizin tarihinde yaşayacağı muhakkaktır.



GERİYE DÖNÜŞ

Rambler's Top100