Bir Arabın Vicdanı


     Ermeni Kızıl Haçı Gürün'lü berber Dikran Cemcemyan'ın oğlu Avedis'i 1933 Haziran'ında Arapların içinden kurtararak, getirip Gürün Dayanışma Derneği'ne teslim etmiştir. O tek bir kelime dahi Ermenice bilmiyordu. Ermenice diline alışana kadar kendisiyle Arapça konuşurlar.

     Göç döneminde Avedis 4-5 yaşındayken Rakka çöllerinde annesini ve erkek kardeşlerini kaybeder (ölümleri nedeniyle). O taraflardaki Eneçe aşiretine mensup bir Arap kendisini evine götürüp, evlat edinir. Bir kız çocuk sahibi olan arabın karısı, Avedis'e kendi öz evladı gibi bakar ve büyütür. Yıllar geçer, ergenlik çağındaki Avedis evin tek desteği haline gelir.

     Arap, önce damadının, kısa bir süre sonra da kızının ölümlerinden ruhsal çöküntüye uğrayarak hastalanır. Ölüm döşeğindeki yaşlı adam Avedis'i yanına çağırarak, şöyle der:

     -"Beni dinle evladım, ben öleceğim, Allah'ın huzuruna günahlarımla çıkmak istemiyorum. Biliyor musun? Sen Arap değil, Ermenisin. Zamanında bu taraflara birçok Ermeni muhacir geldi. Sen öksüz bir çocuktun ve ben seni evlat edinmek için evime getirdim. Şimdi büyüdün, istersen Halep'e git, orada çok sayıda Ermeni var. Belki bir akrabanı bulur ve Ermeni olarak yaşarsın. Ama eğer gitmek istemiyorsan, evim, tarlalarım, develerim, bana ait olan her şey senindir. Bir Arap kızıyla evlen ve bu ocağı şenlendir".

     Arap ölür. Avedis yalnız kalır. Yaşlı adamın son sözleri onun üzerinde derin bir etki bırakmıştı. Damarlarındaki Ermeni kanının teşvik eden gücünü hissederek günlük işlerini bırakır, evini terkeder ve bir Ermeni ruhuyla yollara düşer. Bereket versin ki onu tanıyan hayırsever insanlar hemen imdadına yetişirler. Avedis Halep'e gelir ve Ermeni Kızıl Haçı'nın çabaları sonucunda hemşerilerine kavuşur.



GERİYE DÖNÜŞ

Rambler's Top100